24 Kasım 2011 Perşembe

Benim Bir Öğretmenim Var

ONU GÖRÜNCE HEYECANLANIYORUM
Sevilay Karaman


Onu görünce heyecanlanıyorum.
Onun gibi olabilir miyim sence?
Kalbim pır pır atıyor
Kendimi onun gibi düşündükçe

Onu görünce heyecanlanıyorum.
Onu görünce kendimi bir başka hayal ediyorum.
Çünkü onu görünce
Onu görünce heyecanlanıyor
Karar verdim onun gibi olmak istiyorum.
Ve tüm dünyadaki öğretmenlerin gününü sevgiyle saygıyla kutluyorum.


Taha’nın Anısı:
Bir gün sonbahar günüydü. Öğretmenim derse başlamıştı. Ben ise beş dakika geciktim. Dersimiz matematikti. Arkadaşlarım benden matematikten birkaç konu öndeydi. Ertesi gün sınıfa hiç kimse gelmemişti. Bir tek ben ve öğretmenimdik. Öğretmenim arkadaşların nerede diye sorar sormaz arkadaşlarım içeri girdi. Derse başlamıştık. Yine dersimiz matematikti, arkadaşlarım matematikte benden gerideydi. Ben de konuda haklı olan kazanır dedim.


BİLİYOR MUSUNUZ?
Berhudar Ari

Sizler biliyor musunuz?
Kaç kişinin öldüğünü, kaç kişinin evsiz kaldığını.
Sizler biliyor musunuz?
Bu topraklarda neler olduğunu.
Sizler bilmezsiniz…
Sizler her şeyin parayla olduğunu düşünenlerdensiniz. Halbuki yüreğin yanında para geçmez. Sevginin değeri parayla ölçülmez. Sizler için her şey kolay…
Sizler dediğim biliyor musunuz kimler?
Açgözlü insanlar, duanın yerini parayı sayanlar ve ayrıca körlersiniz sizler her şeyi es geçenlerdensiniz.
Sizler bunu da bilmiyordunuz.

KAYBETTİM
Ayşenur

Kaybettim, yıllardır duygularımı, kalemimi, üzüntümü, sevincimi, kederimi paylaştığım ve canımdan bile çok sevdiğim sıra arkadaşımı kaybettim.
Kaybettim…
Yıllardır duygu ve düşüncelerimi, bir öğretmen olarak değil de bir arkadaş olarak dile getirdiğim sınıf öğretmenimi kaybettim.
Kaybettim, kaybettim…
Kaybettim ben sevdiklerimi kaybettim.
Kaybettim yıllardır emek vererek, çaba göstererek çalıştığım her gün düzenli olarak gidip geldiğim okulumu kaybettim.


Yusuf Bilen'in anısı:
Bir gün öğretmenim hastalanmıştı. Biz de arkadaşlarımızla öğretmenimizin evine gittik. Öğretmenimiz bize şeker ısmarladı. Sonra ben çok sevindim, sonra öğretmenimin elini öptüm. Tabii öğretmenim de sevindi bizim geçmiş olsuna geldiğimize. Sonra biz eve gidince öğretmenimin kızı ağladı tabi çünkü o bizi çok severdi. Tabii ben de onu severdim. Sonra öğretmenimin kızını öptüm, eve gittim çok yorgun olduğum için yattım.



Emir’in anısı:
Bir gün öğetmenimle pikniğe gittik. Hocamız yüzmemize izin vermiyordu sonra ısrar ettik yine izin vermedi. Hocamızdan gizli yüzmeye gidiyorduk arkadaşlarla o anda hoca da peşimizden geliyormuş. Tam yüzecektik ki hoca bir yakaladı, beş dakika içerisinde üstünüzü giyinmezseniz sizi elbiseyle denize atarım sonra sizi eve gönderirim dedi. Kıyafetlerimizi giydik, eve gittik. Bunu unutamam.

Bedirhan’ın anısı:
Türkçe dersindeyken arkadaşımla konuştum, zannettim ki öğretmen bizi görmüyor. Bir de baktım ki öğretmen arkamızda ikimizi tahtaya kaldırdı. Çok korkmuştum, arkadaşımla birlikte öğretmene yalvardık. Arkadaşıma sıra gelince hocam demir cetvelle dövdü. Sıra bana geldi, ben çok korktum ama Türkçe dersim başarılı olduğu için beni dövmedi.

Miraç’ın anısı:
Ben önceden arkadaşlarımla oynarken öğretmenler günüydü. Ben ona bir uçak aldım ve o da çok sevindi ve çok mutlu geçti. Ben başka bir hediye alamadığım için çok üzüldüm ama yine de çok mutlu olduk.


Esra Yaman’ın anısı:
Depremden tam bir hafta önce öğretmenim bize matematik ödevi vermişti. Ben bu ödevi yapmayı unutmuştum, öğretmenim bana Esra ben bu ödevi yapmayanın bir dönem matematiği bir olacak demiştim ama sen yine ödevini yapmamışsın. Ben ağladım, öğretmenim ağlama sen çalışkan bir kızsın bu yüzden sadece sana bir şans tanıyacağım bir gün içinde yapmazsan matematiğin bir olacak ben de eve gider gitmez ödevimi yaptım.

Yusuf Mert'in anısı:
Ben bir gün arkadaşlarımla dövüştüm ve arkadaşımla ben disipline gittik. Bu arada benden büyük çocuklar da disipline gitmişti ve orada onları döven müdür yardımcısı bizi gördü ve sinirlendi. Siz ne yaptınız dedi. Biz de dedik ki dövüştük dedik. O da bize kızdı ve bir daha yapmamamızı söyledi.


Nazlıcan'ın anısı:
Ben bir gün okuldaydım. Üçüncü ders matematik dersiydi, hoca problem sorusu sordu. Soru şöyle X+ ¾ x5=82 öyle bir soru sordu. Ben de o soruyu bilemedim. Hoca gelip etrafımda dolaşıyordu. Yani sınıfın içinde dolaşıyordu. Sonra geldi bana söyledi: Nazlıcan sen niye soruyu çözmüyorsun dedi. Ben de hocam bilmiyorum bu soruyu dedim. O da bana söyledi; dur sana yardım edeyim dedi. O da bana yardım etti. İkimiz sorumu çözdük. İşte benim anım.

Sude’nin anısı:
Bir gün sınıf arkadaşlarımız ve öğretmenimizle birlikte bir çöp toplama kampanyası başlatmıştık. Bu kampanyada ben ve kimi arkadaşlarım pankart hazırlamıştık. Ben ve arkadaşlarım pankart hazırladığımız için çöp toplayamamıştık. Bütün her tarafın çöpünü toplamışlardı. Arkadaşlarımla ben ve pankart hazırlayan arkadaşlarım okulun bahçesini toplamıştık ama ben gene toplamamıştım. Öğretmenim ah Sude ah dedi.

İsa'nın anısı:
Gündem Çocuk ekibinden Melda abla ile çok iyi anlaşıyordum. O giderken biraz ağladım. Melda abla bana bir kalem bıraktı. Dedi ben gelene kadar bunu sakla kalemin adı da "Hacı" dedi. Ben şimdi onu saklıyorum. Bunu hiç unutmadım.


Emirhan'ın anısı:
Ben birinci sınıfa giderken öğretmenimin tayini çıktı ve giderken bana bir kalem hediye etti.Ben çok mutlu oldum ve hala kalemi saklıyorum. Bu kalem benim en büyük hatıram, ne zaman okula giderim kalem hep benim yanımdadır.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme